Gül'ün Partisinin Logosu Bile Hazır!

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün arka planında olduğu, Ali Babacan eksenli yeni siyasi partinin seçimlerden sonra kurulacağı bildirildi. İddiaya göre, söz konusu partinin logosu bile hazır.

Gül'ün Partisinin Logosu Bile Hazır!

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün arka planında olduğu, Ali Babacan eksenli yeni siyasi partinin seçimlerden sonra kurulacağı bildirildi. İddiaya göre, söz konusu partinin logosu bile hazır.

Gül'ün Partisinin Logosu Bile Hazır!
06 Şubat 2019 - 00:11

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün zehirlenmesi ile ilgili yazısı nedeniyle, Milliyet gazetesindeki görevine son verilen Talat Atilla, yeni parti iddialarını sürdürdü.

Atilla, AKP’nin yeniden güç kazanması adına düzenlenen ve Tayyip Erdoğan’a sunulan bir raporda, Abdullah Gül’ün arka planında olduğu, Ali Babacan eksenli yeni bir partinin yerel seçimlerden sonra kurulacağını öne sürdü.

Raporda ayrıca, kurulacak yeni partinin logosunun dahi hazır olduğuna vurgu yapıldı. Atilla ayrıca, Milliyet gazetesindeki görevine neden son verildiğini de açıkladı. İşte Talat Atilla’nın Türktime’daki yazısının ilgili bölümleri:

İŞTE ERDOĞAN’A VERİLEN O RAPOR VE MİLLİYET!

31 Mart yerel seçimleri yaklaşırken iktidar ve muhalefet partilerinde, seçim sonrasında “Ne olacak?” sorusunun yanıtı giderek daha fazla önem kazanıyor.

CHP’nin aday adayları nedeniyle yaşadığı iç çekişmenin, küskünler meydana getirdiği...

Bu küskünler ve sandığa gitmeyecek CHP kitlesinin seçim sonuçlarına ne kadar etki edeceği şimdilik bir sır ama...

Geçmiş gücüne oranla, bazı çevrelerde ‘İRTİFA” kaybettiği değerlendirilen iktidar partisindeki arayışlar da ete kemiğe bürünmeye başladı.

İktidar partisinin yeniden “İRTİFA KAZANMASI” için Cumhurbaşkanı Erdoğan’a kısa süre önce sunulan, parti dışı kaynakların da katkı verdiği kapsamlı ÖZEL RAPORUN önemli başlıklarını öğrendim...

YENİ PARTİNİN LOGOSU BİLE HAZIR!

Raporda; ABDULLAH GÜL’ün şimdilik arka fonda durduğu, Ali Babacan eksenli yeni partinin il temsilcilerinin belirlendiği, hatta logosuna kadar hazır olduğu ifade ediliyor. Babacan ve arkadaşlarının gizli küskünler olarak adlandırılan AK PARTİ içindeki bazı siyasilerle, başta ANKARA BALGAT, HAMAMÖNÜ olmak üzere İSTANBUL veBURSA ULUDAĞ gibi çeşitli yer ve mekanlarda görüşmeler yaptıkları ifade ediliyor.

***

MİLLİYET, GÜL’ÜN KLİMASI VE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ!

Gönderdiğiniz mail, açtığınız telefonların yanında... Sosyal medya aracılığı ile sorduğunuz "GÜL'ÜN KLİMASI " başlıklı Milliyet'teki yazımdan sonra "NE OLDU? " sorularınıza açıklama borcum var... Muhatabı tarafından dahi doğrulanan ama… Bazı siteler tarafından bağlamından ısrarla koparılan yazım nedeniyle Milliyet’ten koparıldım... İlgili herkese detaylı yanıtımı şimdilik erteliyorum...

Çünkü...

Medyada çıkan iddialara göre “ÇOK ÜST DÜZEY BİR TELEFON” açılması ile yazılarıma son verildi. (Başka güçlü bir unsurun da basıncı var!)

Doğrusu kişisel olarak edindiğim bilgiler de öyle…

Merakım şu; kovulmam için telefon açan ‘YETKİLİ’ kişi kendi adına mı, yoksa emir aldığı yer adına mı bu telefonu açtı!

Üstelik bu yetkili kişi, bazı gazetecilere beni kovdurduğunu söyleyerek “İLK SİFTAHIMI YAPTIM!” diyormuş!

Keşke gözlerime bakarak söyleyebilecek cesareti olsaydı!

Tüm bunları eksiksiz ortaya çıkardıktan sonra daha sağlıklı ve GÜÇLÜ bir yanıt vereceğim…

İşin medya yöneticilerinin basiret, feraset noktası artık tartışmadan vareste…

Yazmaya değmez!

Değince yazarız!

Doğrusu; Güçsüzü ezmemek, yalakalık yapmamak, işini iyi yapmaya çalışmak ve münafık olmamaya çalışmak dışında kendimle gurur duyacağım fazla bir şeyim yok...

Yazdıklarımın ne kadarını becerdigimi de bilmiyorum ama....

En azından bu yönde gayretim oldu...

Sıradan, mütevazı bir hayatım var...

30 yıldır sadece gazetecilik yapıyorum.

(Sadece 5- 6 ayda Milliyet'te yazdığım yazılar 1000'den fazla ulusal ve uluslararası yayın organında referans verilerek çıktı...)

Zihin konforuna düşkün kimilerinin, ‘yandaş’ ya da ‘yoldaş’ etiketlendirmelerine ‘zamanın ruhudur’ diyerek gücenmedim ama…

Mesleğini daha iyi yapmak için...

Vaktiyle penceresi kırık...

İçine kar yağan gazete binasında, sandalyelerin üstünde yatanları…

Kuş tüyü yataktan... Paraşütle “YETKİLİ” olanların anlamasını bekleyenlere güceniyorum!

Ahmet Kaya’nın söylediği gibi...

Nereden bilecekler?

Neyse...

Hayat biraz da böyledir.

Milliyet, 30 yıllık gazetecilik yaşamımın sadece 5-6 aylık bir kompartımanı.

Her şeye rağmen Milliyet'te yazma imkânı verenlere teşekkür ederim.

Psikiyatri bilimi "özbilinç ve vicdan" gibi olgular nedeniyle...

Başkasını aldatsanız bile kendinizi kandıramayacağınızı söyler!

Milliyet(iniz) ne olursa olsun!

YORUMLAR

  • 0 Yorum