Davutoğlu ve Babacan'a kumpas kurmak istiyorlar

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Ekrem İmamoğlu'nun seçimi kazanmasını nasıl yaptılar. YSK'da kumpas kurdular. Şimdi Ali Babacan ve Davutoğlu için de kumpas kuruyorlar. Bu kumpası bozmak benim boynumun borcudur" dedi.

Davutoğlu ve Babacan'a kumpas kurmak istiyorlar
26 Mayıs 2020 - 17:28

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu FOX TV'de İsmail Küçükkaya ile Çalar Saat programının konuğuydu.

Kılıçdaroğlu, 'Milletvekili transferi' tartışmalarına ilişkin olarak, daha önce İYİ Parti'ye kurulmak istenen kumpasın bu kez de DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ile Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu'na kurulmak istendiğini söyledi.
Gelecek Partisi Genel Başkanı ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun 15 Temmuz  darbe girişiminin kilit isimlerinden eski Tümgeneral  açıklamaları hakkında konuşan Kılıçdaroğlu, "Bu işin başında olan karar veren kim. Ben değilim, Başbakan da değil. Cumhurbaşkanıdır" dedi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, başbakan olarak başkanı olduğu 2015 Yüksek Askeri Şurası'nda, 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin kilit isimlerinden biri olarak Genelkurmay'da tutuklanan eski Tümgeneral Mehmet Dişli'nin MİT'ten gelen raporlar doğrultusunda emekli edileceğini, ancak kararın son anda uygulanmadığını söylemişti.

Kılıçdaroğlu, "Gideceğini görüyor beyefendi, gitmeden CHP'yi nasıl yıpratırım derdinde. Belediyelerimiz bu süreçte tarih yazıyor. Yardımlar kesilmedi, aksine arttı. Üstelik bir elin verdiğini diğer el görmedi" de ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmalarından satır başları şöyle:
Biz ülkeyi yönetmeye hazırız. En rahat yürütülecek kurum devlet yönetimidir. Herkesin görevi yazar, herkes kendi görevini yaptığı zaman her şey saat gibi çalışır. En iyi yönetici kendisine en az ihtiyaç hissedilen yöneticidir.

'İKTİDAR KENDİSİNİ HERKESİN ÜZERİNDE GÖRÜYOR'

Geçen bayramda bir teklifim oldu. Bütün parti liderlerini davet edin bir masada, hiç siyaset konuşmadan, gençliğimizi eskileri anlatalım. Biz de bir aileden bir çevreden yetiştik bunları anlatalım. Ama bu kabul edilmedi. Hepimizin ortak hedefi Türkiye'yi nasıl büyütebiliriz?
Bunların hepsini oturup konuşmak lazım. Geçmişte liderler turu yapılırdı. Her parti kendi görüşünü aktarırdı. Şimdi kabul edilmiyor, iktidar kabul etmiyor. Kendisini herkesin üzerinde görüyor, bu kibir dediğimiz bir tutum.

ERDOĞAN ÇAĞIRSA NE SÖYLERDİ?

Gergin olmamasını, toplumun her kesimini kucaklamasını, devlette ciddi bir israf var, israfın önlenmesi için çaba harcamasını, arda bir vatandaşlarla oturup konuşmasını, toplum arasında ve Sivil Toplum örgütleri arasında ayrımcılık yapmamasını, Ekonmik ve Sosyal Konseyi hemen harekete geçirmesini, ülkenin sanayicisi, esnafı ve çiftçisi ile arada bir konuşmasını, onların çok ciddi dertleri var. Onlarla konuşmasını ve bu sorunları nasıl çözeceklerini onlardan dinlemesini isterdim. 

Belirli aralıklarla siyasi partilerin genel başkanlarını davet edip, onların düşüncelerini almalarını veya bir bayram gününde hp beraber ortak bir fotoğraf vererek birliğin ve beraberliğin ne kadar önemli olduğunun, ayrıca kendisinin partinin genel başkanlığından ve partiden istifa edip tarafsız bir cumhurbaşkanı olmasını isterdim. Çünkü anayasaya göre cumhurbnaşkanları tarafsızdır. Tarafsız olacaklarına dair namusları ve şerefleri üzerine yemin ediyorlar. Bu yemine uymasını ve bütün siyasi partilere eşit mesafede olmasını söylerdim.

'VATANDAŞ ADALETİN OLMADIĞINI SÖYLÜYOR'

Devleti yönetecekseniz, geldiğiniz nokta çok önemliyse, tarafsızlık dediğiniz ilke çok önemlidir. Bugün yapılan tüm anketlerde vatandaş adaletin olmadığını söylüyor. Yok zaten. Adalet olsaydı biz Adalet Yürüyüşü yapar mıydık? Adalet hava gibidir. Hava kirlendiği zaman temiz havanın kıymetini anlarsınız.

'COVİD-19 SÜRECİ ÇOK BAŞARILI YÖNETİLEBİLİRDİ'

Covid-19 süreci çok başarılı yönetilebilirdi. Kaynaklar doğru kullanılabilirdi. Özveride bulunması gerekenler, gerçek özveride bulunabilirdi.Ekonomide ilk yapacağım işlerden birisi devlette tasarruf. Devlette ciddi bir savurganlık var. Bursa AKP il toplantısında Sayın Bülent Arınç konuşuyor; “İsrafın önünü alsak sizden vergi almamıza gerek kalmaz. İsraf konusunda karnemiz kırıktır. İki; doğru dürüst bir bütçe yapacaksınız. Yüzde 5 büyüyecek miyiz? Hayır. O zaman bu bütçenin bir anlamı yok. Yeni bir bütçe, ya da yeni bir ek bütçe getirin dedim. Bütçe açığı ne kadar öngörüldü? 139 milyar 2019’da. İlk çeyrekte bunun yarısı gitti. Gelin ek bütçe getirelim, pandemi sürecini aşalım. Türkiye zengin bir ülke, kaynak da var. Çok daha düşük bedellerle borçlanılabilir. Türkiye’nin bereketli toprakları, çalışkan insanı var. En büyük kaynak gençlerimiz.İşsizlik var. Bir ev düşünün, baba işsiz, anne işsiz, evlat işsiz. Aynı evde birbirlerinin yüzüne bakamıyorlar. Pandemi sıkıntısında eleman sıkıntısı vardı. Neden atanmıyor bunlar. Eğitimde ciddi boşluğumuz var.

İYİ Parti için demokrasiye kumpas kurdular. Ekrem İmamoğlu'na da kumpas kuruldu. Biz ikisini de bozduk. Şimdi Davutoğlu ve Babacan'a da kumpas kurmak istiyorlar. Biz bu kumpası da bozarız.

Biz şu anda her şeyimizle hazırız. Alanlardayız. Onlar erken seçim desin ya da demesin. Ekrem İmamoğlu'nun seçimi kazanmasını nasıl yaptılar. YSK'da kumpas kurdular. Şimdi Ali Babacan ve Davutoğlu için de kumpas kuruyorlar. Bu kumpası bozmak benim boynumun borcudur. Seçim barajını kim getirdi? Darbeciler. Madem darbeye karşısın neden bu anayasayı değiştirmiyorsun.

YORUMLAR

  • 0 Yorum